Google Gruplar
KÜLTÜR SARAYI grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et



EGE ÜNİVERSİTESİ TÜRK DİLİ BÖLÜMÜ

Gelelim Bamyanın Faziletine

Çarşamba, August 20, 2008 · Kategori: DEYIMLERIMIZIN HIKAYESI

İsim                 : flowers_80.gif Görüntüleme :1811 Ebat                  : 13.2 KBİsim                 : flowers_80.gif Görüntüleme :1811 Ebat                  : 13.2 KBİsim                 : flowers_80.gif Görüntüleme :1811 Ebat                  : 13.2 KB

Gelelim Bamyanın Faziletine

Köyün birinde cami cemaatinden bir adamcağız varmış. Hem saf hem de cahilceymiş ama, tek arzusu imam efendiler gibi kürsüye geçip, cemaate vaaz etmek nasihatte bulunmak imiş. Bu sebeple ne vakit bir fırsat bulsa -mesela imam azıcık gecikse- hemen kürsünün ucuna ilişir, kürsüde duran vaaz kitabını imamın işaretlediği yerden açar, hem okur, hem anlatırmış.

Cemaat bunun bu haline önceleri gülüp geçiyorsa da, bakmışlar işi azıtıyor. Artık eskisi gibi kürsünün kenarına ilişmek yerine iyice içine kuruluyor, imam varmış yokmuş fark etmeden "Ey cemaat! Ey Ümmet-i Muhammed! Ey gafiller!..." diye veryansın ediyormuş.

Cemaatten birkaçı:
"Şuna iyi bir ders vermezsek, başımıza Şeyhülislam kesilecek" diye karar almışlar ve imamı da tezgahın içine dahil edip, bir oyun hazırlamışlar.

Bir cuma günü cami tıklım tıklım dolu iken, imam bilerek vaaza geç kalmış. Caminin öteberi işlerini gören ve müezzinlik yapan başka biri ise, her vakit kürsüde duran vaaz kitabını alıp, yerine bir yemek kitabı koymuş. Bizimkisi bakmış imam ortada yok. Cemaat da maşallah pek kalabalık. Hemen ayağa kalkıp, safları yara yara kürsüye gelip çıkmış. Şöyle bir boğazını temizledikten sonra, önündeki hazır duran kitabı işaretli yerinden açmış ve okumaya başlamış.

"Eveeet, gelelim bamyanın faziletlerine..."
***

Bu deyim, bir mevzu anlatılırken konuşanın lafı uzatması, alakasız konulara girmesi gibi durumlarda kullanılır. "Önemli işleri bitirdik de, sıra bunlara geldi.." manasına gelir.


    


Suya Düştü

Vaktiyle, Yeniçeri'lerin topçu ocağında, askerlerin atış talimi başlıbaşına seyirlik bir hadiseydi. Atışların, el ve göz yordamıyla yapıldığı o zamanlar, Bölükbaşı atış yapacak ere şöyle emir verirdi:

"Haydi oğlum aslan, yamacıma yaslan, barut hakkı iki cezve ile bir kepçe. Allah rast getire, nişangahına denk getire. Endahtttt.."

Top ateşlenir ve hedefin yakınlarına siper almış olan gözcü neferi atışın sonucunu bildirirdi:

"Bir bağ, üç evlek sağa kaydı kumandanım!"
Bunun anlamı:

"Mermi hedefi bulmadı kumandanım. Devlet-i Ali'nin güllesi, bad-i heva zayi olup gitti" demekti.

Karadan denize yapılan atış talimlerinde ise, deniz ortasına eskimiş bir tekne bağlanır ve topçulardan bu eskimiş tekneyi vurmaları istenirdi. İşte bu sırada hedefi vuramayan mermiler; 'suya düşerdi'. O zaman gözcü neferleri:

"Suya düştü kumandanım!" diye bağırırlardı.
***

Bu deyim, işimizin herhangi bir nedenle yarım kalması, olmaması karşısında, "işimizin suya düştüğü" şeklinde kullanılır. "Bir netice alamadık, emeğimiz zayi oldu, planlarımız boş çıktı" manasındadır.

Kaynak: http://oguzoda.blogspot.com/search/label/deyimler%20ve%20hikayeleri

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum ( 1 ) Yorum yaz! Arkadasina Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan: kirkahvesi | Tarih: 2009-06-28 22:42:35
Konu: belki

sudaki tekne yerine karada bir hedef belirleseler,o gülleyi tekrar kullanma şansları olmazmıydı?pek inandırıcı bulmadım.

Baglanti »

« Önceki :: Sonraki »

Son Yazılarım

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım



Canlı TV izleyin