MEVLANA'DAN ÖZLÜ SÖZLER 2

 

 

Alışan güvercin sallanan kamıştan kaçar mı hiç?
O kamıştan göklere uçan yere alışmamış olan güvercin ürker,kaçar.

 


  Mal, sadakalar vermekle hiç eksilmez.

Hayırlarda bulunmak,malı yitmekten korur.

 


  Çalınmış kumaş,devamlı kalmaz insanda. Hırsızı da darağacına götürür.

 

Ağlayışın,feryat edişin bir sesi,sureti vardır. Zararınsa sureti yoktur. Zararda insan elini dişler ama zararın eli yoktur.

 


  Her korkuda binlerce eminlik vardır,göz karasında onca aydınlık mevcut.

 


  Verdiğini geri alan kişi, köpek gibi kusmuğunu yemiş olur.

 


  Şarap kadehtedir ama kadehten meydana gelmemiştir ki.

Ağzını,şarabı verene aç.

 


  Ekme günü gizlemek toprağa tohumu saçmak günüdür.

Devşirme günüyse tohumun bittiği gündür,karşılığını bulma günüdür.

 


  Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir.

Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

 


  Bulutlar ağlamasa yeşillikler nasıl güler?

 


  Bülbüllerin güzel sesleri beğenilir de bu yüzden kafes çeker onları.

Ama kuzgunla baykuşu kim kor kafese?

 


  Meyve ekşi bile olsa, olmadıkça ona ham derler

 


  Çayırlıktan, çimenlikten esip gelen yel,

külhandan gelen yelden ayırt edilir.

 


  Dünya malı, bedene tapanlara helaldir.

 


  Gerçek kokusuyla, ahmağı kandıran yalan sözün kokusu,

miskle sarımsak kokusu gibi, söz söyleyenin soluğundan anlaşılır.

 


  Her dil, gönlün perdesidir. Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.

 


  Ahlaksızların bağırışıyla, yürekli yiğitlerin naraları,

tilkiyle arslanın sesi gibi meydandadır.

 


  Kötü nefis, yırtıcı kuştur.

 


  Hırsın yemdir, cehennemse tuzak.

 


  Doğan, avdan av getirir, fakat kendi kanadıyla uçar da avlanır.

Padişah da bu yüzden onu keklikle, çil kuşuyla besler.

 


  Dil, tencerenin kapağına benzer.

Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.

 


  Yemekle dolu karın, şeytanın pazarıdır.

 


  Sözle anlatılan şey, yalan bile olsa, kokusu,

gerçek olduğunu da haber verir, yalan olduğunu da.

 


  Sevgiden, tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir.

Sevgiden, dertler şifa bulur. Sevgiden, ölüler dirilir.

Sevgiden, padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.

 


  Mumundur karanlık veren sana.

Anlatırdım bunu ama, gönlünün beli kırılıverir.
Gönül şişesini kırarsan artık, yaşamak fayda vermez.

 


  Rüşvet alan para pul padişahı değiliz.

Paramparça olmuş gönül hırkalarını diker, yamarız biz.

 


  Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı,

dünyada su da olmazdı, ateş de.

 


  İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir. Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.

 


  İnsan, gözden ibarettir aslında, geri kalan cesettir.

Göz ise ancak dostu görene denir.

 


  A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın,

tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.

 


  Bir gömlek derdine düşeceksin ama belki o gömlek kefen olacaktır sana.

 


  Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti.

Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek.

 


  Saman çöpü gibi her yelden titrersin.

Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.

 


  O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti.

Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

 


  Gördün ya beni gamdan başka kimse hatırlamıyor,

gama binlerce defa aferin.

 


  Nefsin, üzüm ve hurma gibi tatlı şeylerin sarhoşu oldukça,

ruhunun üzüm salkımını görebilir misin ki?

 


  Ağzını kapa ve altın dolu avucunu aç.

Ceset cimriliğini bırak da cömertliği seç.

 


  İnanmışsan, tatlı bir hale gelmişsen, ölüm de inanmıştır, tatlılaşmıştır.
Kafirsen, acılaşmışsan, ölüm de kafirleşir, acılaşır sana.

 


  Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer.
Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar.

 


  Bir kötülük yaptıktan sonra pişmanlık hissetmek

Allah'ın inayet ve muhabbetine mazhar olmanın delilidir.

 


  Sıkıntı ve huzursuzluk mutlaka bir günahın cezası,

huzur ise bir ibadetin karşılığıdır.

 


  Üzerinde pek çok meyveler bulunan bir dalı, meyvalar aşağı doğru çeker.
Meyvasız bir dalın ucu ise, servi ağacı gibi havada olur.

 


  Topluluk bizim yanımıza geliyor. Susacak olsak, incinirler.

Bir şey söyleyecek olsak, onlara göre söylemek lazım geldiğinden

o zaman da biz inciniriz.

 


  Ümit, güvenlik yolunun başıdır.

 


  Kuş seslerini öğrenen kimse, kuş olmadığı gibi aynı zamanda

kuşların düşmanı ve avcısıdır.

 


  Dert, insana yol gösterir.

 


  İman, namazdan daha iyidir. Çünkü namaz beş vakitte,

iman ise her zaman farzdır.

 


  İki canlı kuşu birbirine bağlasan, dört kanatlı oldukları halde uçamazlar, çünkü ikilik mevcuttur.

 


  Sokak köpeğine ister altın, ister yünden tasma tak,

yine sokak köpeği olmaktan kurtulamaz.

 


  Cübbe ve sarık ile alimlik olmaz.

Alimlik, insanın zatında bulunan bir hünerdir.

 


  Değil mi ki gönül mutfağında yemekler tabak tabak,

peki ne diye aşağılık kişilerin mutfağına kase tutacakmışım?

 


  Hangi tohum yere ekildi de bitmedi,

ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun?

 


  Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu,

testiler her an ona gelmeye can atar.

 


  Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma.

Çünkü bize, kırıkları sarıp onarmak, sırları örtmek yaraşır.

 


  Altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?

 


  Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur.

 


  Dünya köpüktür. Allah sıfatlarıysa denize benzer.

Fakat şu cihan köpüğü, denizin arılığına, duruluğuna perdedir.

 


  Sözün içini elde etmek için harf kabuğunu yar.

Saçlar da sevgilinin yüzünü, gözünü örter.

 


  Burnuna sarımsak tıkamışsın, gül kokusu arıyorsun.

 


  Biz, tulumla, küple, testilerle tatmin olmayız.

Bizi çekip ırmağınıza götürün.

 


  Dünyaya demir atmış Karun'u, yer çekti, yuttu.

Ulular ulusu İsa'yı gökyüzü çekti, yüceltti.

 


  Ekmek, beden hapishanesinin mimarıdır.

 


  Gübre olup bostanın gönlüne giren pislik, yok olur gider de pislikten kurtulur, kavunun, karpuzun lezzetini arttırır.

 


  Avlanmak istedik mi uçup gittiğimiz yer Kafdağı'dır.

Akbaba gibi leş avlamayız biz.

 


  Bir köpeğin önüne bir çuval şeker koysan bile,

onun gönlü yine leş peşindedir.
Şekerden ne anlar o?

 


  Allah ile birleşmek demek, senin varlığının O'nunla birleşmesi demek değildir. Senin yok olmandır.

 


  Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer.

Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.

 


  Köpekler gibi kızmayı bırak, arslanların gazabına bak.

Arslanların gazabını görünce de var, bir yaşına girmiş koyun gibi yavaş ol.

 


  Din evinde haset faresi bir delik açar ama

kedinin bir miyavlaması ile ürker kaçar.

 


  Kadınlar, aklı olanlara, gönül sahiplerine pek üstün olurlar.

Cahillere gelince, onlar, kadına üstündür.

Çünkü tabiatlarında hayvanlık vardır. Sevgi ve acımak,
insanlık vasıflarıdır. Hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasıfları.

 



 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !